Ertan Saban

Adını süleyim isteymisın?
 
AnasayfaPortailSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Van Helsing

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
yesim
O Bir Star
O Bir Star
avatar

Mesaj Sayısı : 1017
Nerden : sivas
Kayıt tarihi : 04/06/08

MesajKonu: Van Helsing   20/7/2008, 9:56 am

Van Helsing

Karpat Dağlarının derinliklerinde Transilvanya ismini taşıyan esrarengiz ve mistik bir ülke vardır. Şeytani güçlerin hala yaşadığına inanılan bu topraklarda her türlü tehlikenin var olduğu güneşin doğuşu kadar doğaldır. İnsanoğlunun en büyük kabusu kabul edilen canavarlar bu topraklarda hayat alanı bulurlar.

19. yüzyıl Londra´sı, Roma´sı, Paris´i ve Transilvanya´sını kapsayan bu dünyada insanoğlu sürekli bir tehdit altındadır. İnsan ırkına karşı sonu gelmez bir savaş açmış olan yaratıklar, çok çeşitli formatlarda bedenlenmiş canavarlara dönüşerek sürekli saldırılar düzenlemektedir. İnsanoğlundan binlerce yılın intikamını almak amacıyla elele vermiş olan Dracula, Frankenstein, Kurt Adam gibi canavarlar, insan ırkını toptan yok etmek için saldırılarını hızlandırmışlardır.

Bu ürkütücü ortama insanoğlunu kurtarma görevini üstlenmiş bir kahraman gelir. Bu kahraman, efsanevi vampir avcısı Van Helsing´dir. Vatikan´da faaliyet gösteren gizli bir kuruluş adına çalışan Van Helsing, bölgeye dehşet saçmakta olan Kont Dracula´yı alaşağı etmek amacıyla Transilvanya´ya gelir. Orada Anna Valerious adlı korkusuz bir kadınla tanışır. Anna´nın ailesi kuşaklardan beri vampirler yüzünden lanetlenmiştir. Bu uğursuz lanetten kurtulmasının tek yolunun vampiri yenmek olduğunu öğrenince onunla güçbirliği yapma yoluna gider.



Oyuncular

Hugh Jackman (Abraham Van Helsing) , Kate Beckinsale (Anna) , Richard Roxburgh (Kont Dracula) , David Wenham (Carl) , Will Kemp (Velkan / Kurt Adam) , Shuler Hensley (Frankenstein'ın Annesi) , Kevin J. O'Connor (Igor) , Samuel West (Victor Frankenstein)

Gabriel Van Helsing, hatırlamadığı geçmişindeki bir lanetten dolayı reddemediği bir görev almıştır. Vatikan'daki gizli bir örgüt için çalışan Van Helsing, dünyaya kabuslar yaşatan şeytani yaratıkları avlamaktadır. İnsanlık için yaptığı büyük iyilikler anlaşılamadığı için Van Helsing kahraman değil, bir katil olarak görülmektedir.

Efsanevi ölümsüz vampir Kont Drakula'yı yoketmek için Transilvanya'ya gönderilen Van Helsing, bu bölgenin Drakula'nın yarattığı korku havasıyla onun tarafından yönetildiğini görür.

Drakula'nın en büyük düşmanı olan çingene Valerious ailesinin hayatta kalan son bireyi Anna Valerious'la tanışan Van Helsing, genç avcı kadının ailesinin intikamını almak için Drakula'yı avlamak istediğini öğrenince, ortak düşmanlarına karşı güçlerini birleştirme kararı alırlar.

İki avcının amaçlarına ulaşabilmeleri için, Drakula'yı ve onun yarattığı korku imparatorluğunun şeytani güçleri olan Kurtadam ve Frankenstein'ı da yenmeleri gerekecektir.

Senaryoyu da yazan yönetmen Stephen Sommers, Bram Stoker tarafından yaratılan ünlü vampir avcısı Van Helsing'i ve korku edebiyatının önde gelen canavarlarını aynı filmde buluşturmuş.


Filmin Konusu:
Gabriel Van Helsing, hatırlamadığı geçmişindeki bir lanetten dolayı reddemediği bir görev almıştır. Vatikan'daki gizli bir örgüt için çalışan Van Helsing, dünyaya kabuslar yaşatan şeytani yaratıkları avlamaktadır. İnsanlık için yaptığı büyük iyilikler anlaşılamadığı için Van Helsing kahraman değil, bir katil olarak görülmektedir.

Efsanevi ölümsüz vampir Kont Drakula'yı yoketmek için Transilvanya'ya gönderilen Van Helsing, bu bölgenin Drakula'nın yarattığı korku havasıyla onun tarafından yönetildiğini görür.

Drakula'nın en büyük düşmanı olan çingene Valerious ailesinin hayatta kalan son bireyi Anna Valerious'la tanışan Van Helsing, genç avcı kadının ailesinin intikamını almak için Drakula'yı avlamak istediğini öğrenince, ortak düşmanlarına karşı güçlerini birleştirme kararı alırlar.

İki avcının amaçlarına ulaşabilmeleri için, Drakula'yı ve onun yarattığı korku imparatorluğunun şeytani güçleri olan Kurtadam ve Frankenstein Filmi'>Frankenstein'ı da yenmeleri gerekecektir.

Senaryoyu da yazan yönetmen Stephen Sommers, Bram Stoker Kimdir'>Bram Stoker tarafından yaratılan ünlü vampir avcısı Van Helsing'i ve korku edebiyatının önde gelen canavarlarını aynı filmde buluşturmuş.



Yönetmen: Sharon Bridgeman
Oyuncular: Hugh Jackman, Kate Beckinsale
Yapım yılı: 2004
Tür: Aksiyon-Macera

Özellikler

-Diller:English 5.1 Surround
-Altyazıisc 1: (English, Cesky, Greek, Türkçe), Disc 2: (English, French, German, Danish, Dutch, Finnish, Greek, Hebrew, Norwegian, Romanian, Swedish,Türkçe)
-Bölge: 2
-Video: Geniş Ekran
-Ses: Disc 1: (English 5.1 Surround, Cesky 5.1 Surround), Disc: 2 (English Dolby Surround)
-Süre: 132 Dk.
-Üretici: 2004, Universal
-İzleme Grubu: PG-13
-Diğer:
Disc 1: İnteraktif Menüler, Sahne Seçimi, Yönetmen Stephen Sommers ve Editör/Yapımcı Bob Ducsay’dan Sesli Yorumlar, Richard Roxburgh, Shuler Hensley ve Will Kemp’ten Sesli Yorumlar, Drakula’nın Kalesini Keşif, Hatalar, Canavarları Hayata Geçirmek, Filmin İçinde, Van Helsing Efsanesi, Van Helsing Fragmanı, Van Helsing Reklam, Shrek 2 Fragman, Classic Monsters Fragman, Bourne Supremacy Fragman, The Chronicles of Riddick Fragman, DVD-ROM, DVD Jenerik

Disc 2: Frankenstein'ın Laboratuvarını Keşi, Van Helsing: Hikaye, Hayat, Efsane (Frankenstein'ın Canavarı, Drakula, Kurtadamlar, Kadın-Anna ve Drakula'nın Gelinleri, Maceranın Peşinde: Van Helsing Harita (Drakula'nın Kalesi, Frankenstein'ın Laboratuvarı, Yanan Yeldeğirmeni, Köy, Vatikan Cephanesi, Van Helsing’in Müzikleri, Drakula’nın Mağarasının Dönüşümü, DVD-ROM

Macera sonsuza kadar yaşar...
Bütün kötüler biraraya geldi. Efsane Canavar Avcısı Van Helsing Vatikan tarafından Kont Drakula’nın dehşet saçtığı topraklara, Transilvanya’ya gönderilir. Ailesinin üzerinde asırlardır dolaşan laneti ortadan kaldırmaya kararlı cesur Çingene Prenses Anna’nın da yardımıyla Van Helsing dünyayı şeytani güçlerden kurtarmak için savaşmaya başlar.

Başrollerini Hugh Jackman (X-Men, X2) ve Kate Beckinsale’ın (Pearl Harbour, Underworld) paylaştığı Van Helsing’de, usta yönetmen Stephen Sommers (The Mummy, The Mummy Returns), Dracula, Kurtadam, Dr. Frankenstein’ın Canavarı gibi sinemanın efsane canavarlarını biraraya getirerek güçlü bir aksiyona imza atıyor.

Geçen hafta Van Helsing DVD ve VCD'sini kazanan şanslı e-kolay kullanıcıları:

DVD kazananlar
Hale Kavala
Engin Ata
Cevdet Karakaya
Suat Çintimar

VCD kazananlar
İsmail Alev
Mehmet Akardere
Hande Kaptanoglu
Efsun Çuhacı
Gülnaz Bayer

Not:Bu kullanıcılarımıza DVD ve VCD kazandıklarına dair bilgi mailimiz e-postarına ulaştırılmıştır. Bizden DVD ve VCD kazanan kullanıcılarımızın e-postalarına bakmalarını rica ediyoruz. Çünkü DVD ve VCD'lerini kendilerine ulaştırabilmemiz için en geç 20 Ekim 2004 tarihine kadar açık adreslerini bize göndermeleri gerekmektedir. Aksi takdirde hediye haklarını kaybedeceklerdir.



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nicolascage.forumfreek.com
yesim
O Bir Star
O Bir Star
avatar

Mesaj Sayısı : 1017
Nerden : sivas
Kayıt tarihi : 04/06/08

MesajKonu: Geri: Van Helsing   20/7/2008, 9:56 am

Van Helsing Kokteyli



Anıl Ergin
Anlaşılan önümüzdeki zamanlarda bir çok popüler karakterin ya da kahramanın bir araya geldiği filmler gündemde olacak. Önce Freddy Jason’a Karşı geldi; Alien vs. Predator her daim gündemde. Şimdi de korku edebiyatının en tanınmış karakterlerinin bir araya geldiği Van Helsing beğenimize sunulmuş durumda.



Van Helsing için herhangi bir görüş bildirmeden önce bir hatırlatma yapmak gerek. Bence Van Helsing aslında bir B kategorisi filmi. Yönetmeni olan Stephern Sommers’ın önceki filmlerinin Mumya ve Mumya Geri Dönüyor olduğunu hatırlatırsak, nasıl bir film ile karşı karşıya olduğunuzu anlarsınız sanırım. Gösterişli efektler, teknik açıdan kusursuz çekimler, sonu gelmeyen aksiyon sahneleri, biraz kan, biraz mizah ve tabii ki bir Hollywood yapımının olmazsa olmaz öğesi olan aşk. Hepsi bir arada. Üstelik mantık kurallarını dikkate almadan ve de korku edebiyatını sömürmekten çekinmeden..

Klasik korku filmlerinin ve B sınıfı filmlerin büyük hayranı olan yönetmen Sommers, kendi yazdığı ve yönettiği projesine çok güvendiğini farklı zamanlarda ifade etmiş. Güvenmekte haksız da sayılmaz. Çünkü her biri ayrı bir hayran kitlesine sahip olan korku edebiyatı kahramanlarını bir araya getirmiş. Bram Stoker’ın Dracula’sı öykünün merkezinde. Kendisine Kurt Adam ve Dr. Frankenstein’ın canavarı eşlik ediyor. Hikayenin başında ise aslında çok farklı bir karakter olan Stevenson’ın Mr. Hyde’ı gözüküyor. Basit bir çizgi roman kahramanı gibi canlandırılan Mr. Hyde açıkcası bu filme uymamış. Filmin ana karakteriyle tanışma amacıyla kendisinden faydalanılmış anlaşılan.




Ana karakter? Tabii ki filme adını veren Van Helsing. Bram Stoker’ın kitabında yaşını başını almış bir vampir uzmanı olarak anlatılan ve Coppola’nın Dracula filminde de Anthony Hopkins tarafından canlandırılan Abraham Van Helsing, Stephen Sommers tarafından karizmatik bir vampir (ya da filmdeki karakterlerin farklılığını düşünerek canaavar mı diyelim?) avcısı olarak tekrar yaratılmış. Vatikan’a hizmet eden gizli bir örgütün görevlisi olan karakterimizin ön ismi de film için daha uygun olur düşüncesiyle Gabriel olarak değiştirilmiş. Bruce Willis ve Mel Gibson’un canlandırdığı sert ve asi polis tiplemesinin 18. yüzyıl Vatikan versionu olan Gabriel Van Helsing’i oynamak da çok yerinde bir seçim olarak Hugh Jackman’a düşmüş.




Önceden de ifade ettiğim gibi, Van Helsing bir B filmi. Yani bir sinema klasiği olmak ya da Oscar ödüllerinden bir düzine götürmek, ciddi eleştiriler almak gibi bir iddiası yok. Böyle iddiaları olmadığı gibi kendini hafife almak için de elinden geleni yapıyor. Karakterler hoyratca kullanılıyor, aksiyon eksik olmuyor... Fakat günümüzde bilinçli olarak çekilen tüm diğer B filmleri gibi Van Helsing’in de önemli bir farkı var eski B filmlerine göre. Teknik açıdan hiç bir kusur barındırmıyor. Tamamına yakını Prag’da çekilen film, fantastik bir yapıda olmasına rağmen, bir dönem filmi titizliğiyle yapılmış. Başarılı sanat yönetiminin yanı sıra gotik ruha uygun bir görüntü yönetimi, Van Helsing’i teknik açıdan kusursuz bir noktaya taşımış.

Eğlence amacıyla çekilen ve bu amacına büyük ölçüde ulaşan filmin belirgini bir kusuru var. O da gereğinde fazla uzun olması. 130 dakikayı aşan bir süre, ayakları yere böylesine uzak bir film için fazlasıyla uzun olmuş. Söz konusu film bir Quentin Tarantino yapımı olsaydı, bu süre konusu sorun olmazdı tabii ama bu filmde durum sonlara doğru sıkıcı bir hal almış. Bir sürpriz beklemiyoruz zaten. Sonunda ne olacağı da az çok belli olan böylesi bir film biraz daha kısa olsaydı hak ettiği ilgiye daha çabuk ulaşabilirdi. (Bu arada senaryoda sürpriz yok ama Hugh Jackman’ın, X Men’de canlandırdığı Wolverine karakterine yapılmış olan gönderme de gözlerden kaçmıyor.)




Van Helsing fantasitk film meraklılarının kaçırmaması gerekin bir yapım olarak gözüküyor. Aslında edebiyat klasiklerinin hoyratca kullanılmış olması rahatsız etmezse, macera filmi seven seyirciler de kayıtsız kalmamalılar bu filme. Neyse, çok da ilgilendirmez beni: İzninizle Pardayanlar ve Üç Silahşörler’in Monte Kristo Adası’nda buluştuğu ve kendilerini kandıran Long John Silver’ı alt etmek için çaba sarf ettiği öykümü tamamlamak üzere köşeme çekiliyorum.





Van Helsing Korku Filmi mi?



Sibel Maksudyan
Matrix’in büyük başarısı üzerine türler arası, bol gönderme dolu filmler yapılmaya devam ediliyor. Bunların en yenisi, filmdeki tüm iyi ve kötülerin, orijinal öyküleriyle az âlâkalı bir biçimde bir arada olmasını sağlayan Van Helsing.




Film, 1877 yılında Transilvanya’da açılışını yapıyor. Kont Drakula (Richard Roxburgh), mezar hırsızı olarak tanınan Doktor Victor Frankenstein’e bir yaratık yaratma, yoktan var etme, tanrı yerine geçme fırsatı veriyor. Ancak işler istediği gibi gitmiyor; Drakula doktoru öldürüyor ve niçin bu kadar ısrarla istediğini anlamadığımız (muhtemelen film ilerledikçe öğrenebilmemiz için) yaratık, alevler içinde kayboluyor (Frankenstein’in orijinal öyküsüyle uyumlu birkaç yerden biri yaratığın buzlar ve alevler içinde kaybolması).

Bir yıl sonra, filme adını veren Bram Stoker’ın ünlü vampir avcısıyla tanışıyoruz: vampirlerden başka her türlü garip yaratıkla uğraşan, Vatikan’a bağlı olarak çalışan, hafızasını kaybetmiş bir ajan (Hugh Jackman). Ajan diyorum; çünkü Vatikan’ın içinde özel yollarla içine girilebilen bir karargâh oluşturulmuş ve adamımız emirleri buradan, hem de perdeye yansıtma yoluyla (tabii 1878’de bilgisayarlar olmadığından) alıyor. Hatta Van Helsing’in Q’su (James Bond’un süper garip silahlarının mucidi, ölünce yerine K geçti) bile var. Q’dan farklı olarak adı Carl olan bir keşiş adayı.

Ajanımız aynı zamanda süper kahramanlarla aynı kaderi paylaşıyor. Nasıl Superman, Batman ya da Örümcek-Adam hep iyilere yardım eder; ama kötü olmakla suçlanırsa, Van Helsing de başına ödül konmuş, yanlış anlaşılmış bir başka süper kahraman.

Filmde, süper kahramanlara ve ajanlara göndermeler dışında kovboy filmlerine göndermeler de bulmak mümkün. Transilvanya’daki levazımatçı karakteri, Red Kit çizgi filmi de dahil olmak üzere birçok kovboy filminden bildiğimiz bir tip. Filmin sonunda Van Helsing’in batan güneşe doğru at sürmesi de kovboy filmlerinden başka bir örnek. Bundan başka Drakula’nın kozalar içindeki ölü çocukları size Yaratık 2 (Aliens-1986)’deki yaratık yumurtalarını mı hatırlatır, yoksa Matrix (1999)’de pil olarak kullanılan bebekleri mi bilemem.




Filmin konusuna dönersek, her türlü kötülüğü alt edebilen süper kahraman, Vatikan’dan aldığı emirle Transilvanya’ya gönderiliyor ve böylece vampirlerle tanışma fırsatını bulabiliyor. Görevi, sonsuza dek yaşayanı, Drakula’yı, nesiller boyu O’nu öldürmeye çalışan Valerious soyunu tüketmeden önce, öldürmek. Amacına ulaşmak için de, kardeşinin ölümünden sonra soyunun son temsilcisi olarak kalmış Çingene prensesi Anna Valerious (Kate Beckinsale)’la birlikte savaşıyor...

Filmde sadece iyi Van Helsing değil, yukarıda da belirttiğim gibi kötü tipler de farklılaştırılmış. Frankenstein’in yaratığı, birçok eski uyarlamada olmadığı kadar insansı. İsimsiz, babasız bir yaratık olmak istemiyor. Böyle bakınca iyi olabilecek yaratığımızın bence tek kusuru, büyük bütçeli bir Amerikan filminde olması. Bu sebepten biraz fazla duygusallaşmış, küçük bir teşekkürle gözleri dolabilecek kadar.

Yaratıktan başka Drakula da bayağı değişmiş. Süper kötü amacına ulaşana kadar azla yetinmeyi bilen, mülayim bir adam oluvermiş. Ayrıca öldürülme ritüeli de oldukça farklılaşmış. Drakula’yı oynayan Richard Roxburgh, Al Pacino’nun Şeytanın Avukatı (Devil’s Advocate)’ndaki şeytanına oldukça benzer bir tip yaratmış. Kötülüklerden fazlaca zevk alıp dans eden, sakin sakin konuşurken bir anda gürleyebilen, karizmatik kötü.

Kurtadamlarda ise özel bir değişikliğe gerek duyulmamış herhâlde. Dolunayda kurt olmaları, lanetleri, lanetin bir pan zehirinin olması gibi özellikler aynen kalmış.





Film, ne kadar baş kahramanı, yaratıkları ve konusu itibariyle bir korku filmi gibi gözükse de, aslında repliklerinin tek düzeliği (o kadar sıkıcı ki izlerken büyük bir kısmını tahmin edebilirsiniz), rastlantıların inanılmaz boyutlarda olması ve sürekli hareketiyle tam bir aksiyon filmi. Bol bol görüntü ve ses efekti kullanılmış; ama yine de film, ortalamanın altında bir film olmaktan kurtulamamış. İzlerseniz, özellikle ölülerin ruhlarının gökyüzünde göründüğü son sahneye dikkat edin. Şimdi birçok kişiye gülünç gelen eski Türk filmlerinden Senede Bir Gün’de, bunun yıllar önce yapıldığını belki siz de, benim gibi gülümseyerek yad edersiniz.



Karpat Dağlarının derinliklerinde Transilvanya ismini taşıyan esrarengiz ve mistik bir ülke vardır. Şeytani güçlerin hala yaşadığına inanılan bu topraklarda her türlü tehlikenin var olduğu güneşin doğuşu kadar doğaldır. İnsanoğlunun en büyük kabusu kabul edilen canavarlar bu topraklarda hayat alanı bulurlar.

19. yüzyıl Londra´sı, Roma´sı, Paris´i ve Transilvanya´sını kapsayan bu dünyada insanoğlu sürekli bir tehdit altındadır. İnsan ırkına karşı sonu gelmez bir savaş açmış olan yaratıklar, çok çeşitli formatlarda bedenlenmiş canavarlara dönüşerek sürekli saldırılar düzenlemektedir. İnsanoğlundan binlerce yılın intikamını almak amacıyla elele vermiş olan Dracula, Frankenstein, Kurt Adam gibi canavarlar, insan ırkını toptan yok etmek için saldırılarını hızlandırmışlardır.

Bu ürkütücü ortama insanoğlunu kurtarma görevini üstlenmiş bir kahraman gelir. Bu kahraman, efsanevi vampir avcısı Van Helsing´dir. Vatikan´da faaliyet gösteren gizli bir kuruluş adına çalışan Van Helsing, bölgeye dehşet saçmakta olan Kont Dracula´yı alaşağı etmek amacıyla Transilvanya´ya gelir. Orada Anna Valerious adlı korkusuz bir kadınla tanışır. Anna´nın ailesi kuşaklardan beri vampirler yüzünden lanetlenmiştir. Bu uğursuz lanetten kurtulmasının tek yolunun vampiri yenmek olduğunu öğrenince onunla güçbirliği yapma yoluna gider.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nicolascage.forumfreek.com
yesim
O Bir Star
O Bir Star
avatar

Mesaj Sayısı : 1017
Nerden : sivas
Kayıt tarihi : 04/06/08

MesajKonu: Geri: Van Helsing   20/7/2008, 9:57 am























Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nicolascage.forumfreek.com
yesim
O Bir Star
O Bir Star
avatar

Mesaj Sayısı : 1017
Nerden : sivas
Kayıt tarihi : 04/06/08

MesajKonu: Geri: Van Helsing   20/7/2008, 4:42 pm



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nicolascage.forumfreek.com
yesim
O Bir Star
O Bir Star
avatar

Mesaj Sayısı : 1017
Nerden : sivas
Kayıt tarihi : 04/06/08

MesajKonu: Geri: Van Helsing   20/7/2008, 4:43 pm



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nicolascage.forumfreek.com
yesim
O Bir Star
O Bir Star
avatar

Mesaj Sayısı : 1017
Nerden : sivas
Kayıt tarihi : 04/06/08

MesajKonu: Geri: Van Helsing   20/7/2008, 4:44 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nicolascage.forumfreek.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Van Helsing   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Van Helsing
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Van Helsing

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ertan Saban :: Müzik-Şiir-Hikaye-Sinema-Tiyatro :: Sinema-
Buraya geçin: