Ertan Saban

Adını süleyim isteymisın?
 
AnasayfaPortailSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Saving Private Ryan - (Er Ryan'ı Kurtarmak)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
yesim
O Bir Star
O Bir Star
avatar

Mesaj Sayısı : 1017
Nerden : sivas
Kayıt tarihi : 04/06/08

MesajKonu: Saving Private Ryan - (Er Ryan'ı Kurtarmak)   30/7/2008, 6:49 pm




II. Dünya Savaşı yıllarında 3 oğlunun birden ölüm haberini alan anne, 4. ve son oğlunun yaşadığını duymak ister. Artık tüm Amerikan ordusunun hedefi annenin son oğlu olan James Ryan'ı ne pahasına olursa olsun kurtamaktır. Askerler, her yerde, ona ait bir iz aramaya başlar. Bu öylesine bir göreve dönüşür ki, 1 kişiyi kurtarmak uğruna birçok askerin hayatı tehlikeye girer.

Ünlü yönetmen Steven Spielberg'e en iyi yönetmen dalında Oscar ödülü kazandıran ABD yapımı savaş filmidir. Filmin başrolünde oscarlı oyuncu Tom Hanks bulunmaktadır. Filmde diğer 3 kardeşi 2.dünya savaşı'nın diğer cephelerinde ölen ve bunun sonucunda eve dönüş vizesi alan Iowa'lı James Frencis Ryan ve onu bulmaya çalışan 8 kişilik bir timin öyküsü anlatılır. Çok gerçekçi savaş sahneleri ile dikkatleri üzerine toplayan film yapılmış en iyi savaş filmlerinden biri olarak gösterilmektedir.Ayrıca filmin başındaki 20 dakikalık Normandiya Çıkarması'nın Omaha Beach kısmını gösteren kısım tüm zamanların en iyi savaş sahnesi seçilmiştir.Bununla beraber yapıldığı yılın en iyi film Oscar'ını alamaması film eleştirmeleri tarafından Oscar tarihinin ayıpları listesinde yer alır. Filmin olağan üstü atmosferini ABD yanlısı sahneleri baltalasa da film türü için örnek teşkil edecek derecede mükemmellik doludur. IMDb internet sitesinde sinema tarihinin en iyi 250 filmi listesinde 8.4 puan ile 65. sırada bulunmaktadır.


Hollywood sinemasının hemen her filmi hasılat rekorları kıran "harika çocuğu" Steven Spielberg'in son filmi "Er Ryan'ı kurtarmak" da piyasaya büyük bir reklam kampanyasıyla girdi. Birçok sinema eleştiricisi bu filmi, şimdiye kadar çevrilmiş filmler içinde en önemli savaş karşıtı film olarak değerlendirdi. Film piyasaya ilk çıktığı günlerde New Yorker dergisinde yayınlanan övgü dolu bir eleştiri "Bütün savaşları bitirmek için film" başlığını taşıyordu. Filmi gören birçok kişiyle de konuştuğumda, bana bu filmi görenlerin savaşı lanetleyeceğini, bu filmin savaşın kötülüklerini çok çarpıcı bir biçimde gösterdiğini vb. söyleyenler, filmi savaş karşıtı olarak değerlendirenler az değildi.
Bence bu değerlendirme yanlış bir değerlendirme. "Er Ryan'ı Kurtarmak" gerçekten bir başyapıt, fakat savaş karşıtı bir film olarak değil, ABD ordusunun propagandası açısından bir başyapıt. O ABD yurtseverliğinin, ABD ordusunun savaşlarının propagandasının bir başyapıtı.
Steven Spielberg, Hollywood'un son döneminin kuşkusuz en yetenekli yönetmeni. O sinemayı çok iyi bilen, bir film süresince seyirciyi deyim yerindeyse "esir almayı", onu Steven Spielberg'in dünyasına taşımayı başaran bir yönetmen. "Hiçbir filminde mesaj iddiası olmadığını", "sorununun yalnızca seyirciye hoş vakit geçirmek olduğunu" söylüyor. Kuşkusuz buradaki "alçakgönüllülüğü" gerçeklerin ifadesi değil. Onun her filminde mesaj var. Tabii kaba değil, ustaca verilen mesajlar bunlar.
En mesajsız filmleri sayılan "Jaws", "Jurassic Park", "Indiana Jones", "E.T." gibi fantazi/macera/bilimkurgu filmleri bile mesaj dolu.
Fakat Spielberg salt böyle "macera" filmlerinde araya sıkıştırılmış mesajlarla yetinmiyor. Doğrudan bir dizi siyasi sorunu konu alan filmleri de var. Örneğin "Mor Rengi"nde, ABD'de bir siyah kadının somutunda, kadının kurtuluşu ve ırkçılık sorunları işleniyor. Tabii Hollywood usulü... Bütün kötülüklere rağmen, iyi üstün geliyor. Amerikan demek zaten özde iyi demektir! Bu filmin sonunda sinemada eğer ıslanmadık mendil kalıyorsa, o yalnızca bir şeyi gösterir. Mendili kuru kalanın yüreğinin nasır bağlamış olduğunu, veya erkekliğin şanı gereği ağlamak yasak olduğundan ağlamadığını! Örneğin "Schindler'in Listesi"nde insanlık tarihinin en korkunç soykırımı olan Nazilerin Yahudilere karşı yürüttüğü soykırım, Şoa, anlatılıyor. Tabii yine Hollywood usülü... Soykırım olgusu, Alman sanayicisi Schindler'in, kendi işletmelerinde çalışan yüzlerce Yahudi işçiyi "sonuçta kendi hayatını da tehlikeye atarak" temerküz kampından, gaz odasına gitmekten kurtarması öyküsü içinde anlatılıyor. Böylece aslında iyi Alman patronların da olduğunu, meselenin sınıflarüzeri, bir "insan olma" meselesi olduğunu anlıyoruz. Nazilerin gerçekte Alman emperyalizminin vurucu gücü olduğu, Alman emekçilerinin önemli bir bölümünün de Nazilerle birlikte hareket ettiği, bu anlamda suç ortağı olduğu vb. gerçeklerinin üzeri örtülüyor, Nazi vahşetinin gerçekte az sayıda "insanlıkdışı" unsurların işi olduğu mesajları ustaca veriliyor. Ve yine sinemada kuru mendil kalmıyor (kuraldışılar için yukarıda söylenenlere bakın).
"Er Ryan'ı Kurtarmak" Spielberg'in doğrudan siyasi filmlerinden. Spielberg bu filmde İkinci Dünya Savaşı'nın Amerikan yorumunu yapıyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nicolascage.forumfreek.com
yesim
O Bir Star
O Bir Star
avatar

Mesaj Sayısı : 1017
Nerden : sivas
Kayıt tarihi : 04/06/08

MesajKonu: Geri: Saving Private Ryan - (Er Ryan'ı Kurtarmak)   30/7/2008, 6:50 pm

FİLMİN ÖYKÜSÜ

Filmin ilk ve son görüntüleri İkinci Dünya Savaşı ile, günümüzü birleştiren görüntüler...
İlk sahnede yaşlı bir adam, ardında karısı, çocukları, çocuklarının çocuklarının oluşturduğu bir büyük aileyi, önde adam, arkada ailesi yürürken görüyoruz. Kamera geri çekildiğinde yürüdükleri alanın haçlarla dolu büyük bir mezarlık olduğu çıkıyor ortaya. Yaşlı adam bir haçın yanında sendeler gibi oluyor. İsmi görüyor. Mezarın başına çöküyor. Arkada ağdalı bir müzik, nazlı nazlı dalgalanan bir Amerikan bayrağı giriyor resme. Sonra kamera zoomla önce yaşlı adamın portresine, sonra yaşlı gözünün içine, gözbebeğine giriyor.
Ve kendimizi birdenbire 6 Haziran 1944'te, Normandiya kıyılarında, fırtınalı bir havada bir çıkarma gemisinin içinde, çıkarma için son emirleri uğultu içinde dinleyen askerler olarak buluyoruz. Kimimiz kusuyoruz. Kimimiz dua ediyoruz. Hepimizin yüzünde korku ve gerginlik var. Kamera burada askerlerden herhangi birinin gözü konumunda. Sağdan soldan top sesleri, makinalı silah tarakaları, bomba sesleri, çığlıklar yükseliyor. Bu sesler fırtınanın, çıkarma gemisi motorunun, bağıra çağıra emir vermeye çalışan tabur komutanının seslerine karışıyor.
Sonra çıkarma gemisinin kapağı açılıyor. Açılmayla birlikte ölüm yağmaya başlıyor. Bir makineli tüfek ölüm kusuyor askerlerin üstüne. Vurulup ölmeyenler, vurulup ölenlerin üzerinden atlıyor suya. Kamera da onlarla birlikte. Suyun altında da vurulanları, kurşunların nasıl sessizce süzüldüğünü görüyoruz. Sudan çıkıp bir yerlere sığınıp ileriye doğru koşmaya çalışıyoruz. Cehennemi bir gürültü. Sonra bir sessizlik. Kulağımızın dibinde patlayan bomba geçici bir sağırlık yaratıyor. Sessizlik içinde ölümler sürüyor. Sağa bakıyoruz, en yakın dostlarımızdan birinin bağırsakları dışarı fırlamış. Solumuzda kurşunu sektiren, hayatını kurtaran kaskını çıkartıyor, hayretle kaska bakarken gözünden kurşunu yiyor. Biraz gerimizde kolu kopmuş bir asker, şok içinde kopmuş koluna tüfek gibi sarılıp kurşunların geldiği yöne koşuyor. Sonra yavaş yavaş yine gürültüleri duymaya başlıyoruz. Filmin ilk yirmi dakikası korkunç bir tempo içinde, sanki birebir bir dokümantasyon gibi geçiyor. Sanki Normandiya çıkarmasının canlı tanığıymışsınız gibi duyumsuyorsunuz.
Bu arada paralel kesimlerde bir başka öykü anlatılıyor: ABD ordusu genel karargâhında savaşta ölen askerlerin ailelerine "taziyet mektupları" yazılan bölümde, Ryan soyadlı bir ailenin üç oğlunun son günlerde "şehit düştüğü" tespit ediliyor. Ailenin dördüncü ve son oğlu olan er Ryan'ın da, Normandiya çıkarma operasyonu dahilinde, cephe gerisine indirilen paraşütçüler içinde olduğu tespit ediliyor. Ve ABD genelkurmayından emir çıkıyor: Er Ryan, ne pahasına olursa olsun bulunup savaş alanından geri çekilecektir. Kahraman ABD ordusuna üç yiğidini kurban eden kahraman Amerikan anasının dördüncü çocuğu ona geri verilecektir. Burada yine Amerika'nın savunduğu "insani değerler" içinde ailenin ne kadar büyük bir yer tuttuğunu; ABD genelkurmayının "bu arada ilk ABD başkanının da benzer bir durumda" savaş içinde, özel durumda normal bir erin kurtarılması için nasıl çaba harcadığını, "insani değerleri" nasıl üstün tutan bir kurum olduğunu vb. de öğreniyoruz tabii.
Er Ryan'ın kurtarılma emrinin cepheye ulaşması ve daha önce çıkarma gemisinde birlikte olduğumuz ve "Omaha Sahili" adı verilen bölümde karaya birlikte çıkıp birlikte acı çekip sevindiğimiz Captain John Miller'e (Tom Hanks) bu emrin verilmesiyle birlikte, filmin ikinci bölümü başlıyor. Filmin bu bölümünde Captain Miller'in önderliğindeki bir grup askerin cephe gerisine sızan grup içinde yeralan er Ryan'ı araması, bu arama sırasında başından geçenler anlatılır. Bu bölümün "normal" savaş filmlerinden bir farkı yoktur. Başlangıçtaki bölüme bir dokümantasyon havası veren nefes nefese anlatım, sübjektif kamera kullanımı, yerini sakin bir anlatıma bırakmıştır. Bu bölümde, Captain Miller'in grubunda yeralan askerlerin karakter çizgilerinin tanıtımı için de biraz zaman vardır. Episodik sahnelerle korkaklar (grubun içinde başlangıçta daktilo başında aydın olarak gösterilen, aynı zamanda, askeri açıdan en yeteneksiz, beceriksiz ve en korkak olandır) ve ölümden korkmayanlar, teknik becerisi olanlar, kahramanlığa soyunanlar, hislerine yenilen intikamcılar vb. tanıtılır. Bu grup aslında Amerikan toplumunun bir kesitidir. İçinde her kesimden ve değişik etnik kökenden insanlar vardır. Ama nedense hepsi beyaz olan (bu da filmin bir ilginçliği olarak görünüyor. ABD ordusunun üçte birinin siyahlardan oluştuğu, Normandiya çıkarmasında ABD ordusunda savaşanların çok önemli bir bölümünün siyah askerler olduğu bilindiğinde, Spielberg'in bu filmde siyahları unutmuş olması anlaşılır birşey değil. Hollywood bu noktada bu kez uyudu herhalde) gruptaki askerlerin hepsinin bir ortak özelliği var: Hepsi verilen emri "sorgulasalar, doğru bulmasalar bile" yerine getirmeye hazırdır. Hepsi için "aile", "vatan" çok önemli değerlerdir. Verilen emirlere uyarlar.
Sonunda birçok macera ve kayıptan sonra Ryan bulunur. Er Ryan, iyice zayıflamış bir grup askerle bir nehir köprüsünün başını tutmaktadır. Eğer yardım gelmezse, çıkarma güçlerinin ilerlemesi açısından hayati önemde olan bu köprünün korunma şansı sıfırdır. Er Ryan'ı savaş alanından çıkarmaya gelen grubun başı Captain Miller, er Ryan'a gelme nedenlerini açıklar. Er Ryan açısından gelen savaş alanından çıkma emri, aslında hayatının kurtulması anlamına gelmektedir. Arkadaşlarıyla köprü başını tutmaya devam etmesi, eğer bir mucize olmazsa ölüm anlamına gelmektedir. Amerikan ordusunun yiğit askeri, üç sevgili kardeşinin ölüm haberini alan er Ryan, birlikte ölüme gideceği asker arkadaşlarını kastederek "Bunlar benim son kardeşlerim. Ben onlarla kalacağım. Annem beni anlar" diyerek, savaş alanından çıkmayı reddeder. Captain Miller de yanındaki grupla er Ryan'ın yanında kalma kararı alır. Ki bu karar büyük ihtimalle, onlar için de kahramanca ölme kararıdır.
Sonunda 10"15 kişilik bir grup Amerikan askeri, ellerindeki az sayıda silah ve cephaneyle yüzlerce kişi ve zırhlı araçlarla saldıran Alman ordusuna karşı yiğitçe direnir. Göğüs göğüse çarpışmalar olur. En sonunda, Captain Miller elinde tek tabanca üzerine doğru gelen tanka karşı son kurşunlarını sıkarken, iyiler (yani Amerikan ordusu) kelimenin gerçek anlamında son saniyede, alçak uçuş yapan ve Almanları bombalayan uçakların şahsında yetişir. Captain Miller, son nefesini, kurtarmak için geldiği er Ryan'ın kollarında verir. Er Ryan'ın 1944'deki yaşlı gözünden, 1998'deki ihtiyarlamış Ryan'ın yaşlı gözüne atlar kamera. Ve başlangıçtaki sahneye, güne döneriz. Ve son sahnede nazlı nazlı dalgalanan Amerikan bayrağı kapatır filmi.
Ağlamak zamanıdır! Gözü yaşlanmayanın yüreği taştır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nicolascage.forumfreek.com
yesim
O Bir Star
O Bir Star
avatar

Mesaj Sayısı : 1017
Nerden : sivas
Kayıt tarihi : 04/06/08

MesajKonu: Geri: Saving Private Ryan - (Er Ryan'ı Kurtarmak)   30/7/2008, 6:50 pm

SAVAŞ KARŞITI FİLM Mİ?
Burjuva eleştirmenler, bu filmin savaş karşıtı bir film olduğunu söylerken çeşitli gerekçeler getiriyorlar. Bu filmin her türlü savaşın kötülüğünü gösterdiği; bir dizi askeri emrin saçmalığını (bir eri kurtarmak için, başka onlarca eri/askeri öldürme anlamına gelen kararlar vermek) gösterdiği; İkinci Dünya Savaşı gibi, müttefik güçler açısından amaçları iyi olan bir savaşın bile savunulamazlığını gösterdiği vb. söyleniyor. Savaş karşıtı bir savaş filmi... Bu nasıl olur? Bunun için önce filmin ilk yirmi dakikası tanık gösteriliyor.
Filmin ilk yirmi dakikası, aslında onun "savaş karşıtı" bir filmmiş gibi görülmesinin de temel dayanağı ve çıkış noktası. Birçok film eleştirmeni bu bölümü şimdiye kadar çekilmiş "en gerçekçi" savaş görüntüleri olarak değerlendiriyor. Bu resimleri görenlerin savaş isteyemeyeceği, bu görüntülerin kendiliğinden savaş karşıtı olduğu vb. iddia ediliyor. Bu bağlamda söylenmesi gereken şu: Birincisi; aslında şiddetin dolaysız gösterimi insanları şiddetten nefret ettirecek, şiddete karşı yöneltecek olsaydı, işler çok kolay olurdu. Şiddetin resimde, filmde dolaysız gösterimi, birçok halde "alıştırma" işlevini görüyor. Çok gerçekçi olduğu söylenen, savaşı birebir gösterdiğini iddia eden resimler, savaşın mümkünlüğünü, onun olağanlığını da gösteren resimler aynı zamanda. İkincisi; bütün teknik mükemmelliğine rağmen, Normandiya çıkarmasının tam da bu filmde görüldüğü gibi olduğu iddiası, gerçeğin hoş, kabul edilebilir görülmesine hizmet etmektedir. Burada evet korkunç görüntüler vardır. Fakat bu nihayet 20 dakikada, rahat koltuklarda, görerek, duyarak, duyumsayarak yaşanan bir sahte gerçekliktir. Normandiya çıkarması gerçekte 10 saatlik bir ölüm/kalım pazarıdır.
Diğer yandan Captain Miller'in Ryan'ı arayan grubuyla Alman askerlerinin karşı karşıya geldiği ve birbirlerini öldürdüğü; fakat iki tarafın da sanki neden bunu yaptıklarının belli olmadığı, insanların "neden" sorusunu sormak zorunda kaldığı sahneler var. Fakat bu sahnelerde de kötüler ve iyiler neden böyle olduğu açıklanmaksızın bellidir. Seyirci Captain Miller ve grubunun, ABD ordusunun safındadır. O kadar ki, örneğin çıkarma sırasında ölüm kusan makineli tüfek koruganlarının havaya uçurulması, içerdekilerin yakılması, teslim olan Alman askerlerinin oracıkta kurşuna dizilmesi (kurallara uyulup da serbest bırakılan bir Alman askeri, sonradan köprüye saldırı sırasında kendini serbest bırakanlar içinde yeralan bir askeri hunharca öldürür. Korkak aydın da bu cinayeti izler!) vb. seyirci açısından "oh olsun" tepkisiyle karşılanacak biçimde anlatılan olaylardır. Tam da bu sahneler, bu filmi "savaş karşıtı" görüp gösteren birçok eleştirmenin kendine dayanak yapmaya çalıştığı sahnelerdir. Bunlara film, "tarafsız bir gözlemci" olarak, ABD ordusunun da kimi zaman kuralsız işler yaptığını gösterecek kadar cesurdur! Savaşın insanları insanlıktan çıkardığını göstermektedir... vs. Burda bu eleştiricilerin gözden kaçırdığı, filmin hangi perspektiften anlatıldığı ve "insanlıktan çıkmanın" sonuçta seyirci açısından affedilip edilmediğidir.
Bu film savaş karşıtı bir film değildir.
Aslında "Ryan", iyiler ve kötülerin çok net olarak belli olduğu; fakat kötülerin neden kötü olduklarının hiçbir yerde açıklanmadığı, sonuçta iyilerin son saniyede kazandığı bir savaş filmidir.
İyiler, her halükârda Amerikan ordusudur. Bu haliyle film Amerikan ordusunun, Amerika'nın yürüttüğü savaşların, Amerikan usulü yaşamanın propaganda filmidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nicolascage.forumfreek.com
yesim
O Bir Star
O Bir Star
avatar

Mesaj Sayısı : 1017
Nerden : sivas
Kayıt tarihi : 04/06/08

MesajKonu: Geri: Saving Private Ryan - (Er Ryan'ı Kurtarmak)   30/7/2008, 6:51 pm

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI
AMERİKAN YURTSEVERLİĞİ PROPAGANDASI İÇİN BİR KULİS

Filmin ideolojik açıdan en tehlikeli yanı şudur. Film gerçekte İkinci Dünya Savaşı tarihinden bir kesit üzerinden İkinci Dünya Savaşını anlatmaktadır. Fakat öyle bir anlatmaktadır ki, İkinci Dünya Savaşının gerçek niteliği gözlerden gizlenmekte, İkinci Dünya Savaşı da, iyi Amerika'nın kötülere karşı yürüttüğü herhangi bir savaş olarak gösterilmektedir.
Önce anlatılan kesimde, anlatılan hikâyede, savaşan iki taraf vardır: Amerikan ordusu ve Alman ordusu. Halbuki Normandiya çıkarması Batılı üç müttefik gücün (ABD"İngiltere"Fransa) birlikte yaptıkları; içte Fransız direnişi tarafından güçlü bir şekilde desteklenen bir askeri operasyondur. Bu askeri operasyon yapılırken sosyalist Sovyetler Birliği ordusu, Doğu cephesinde hâlâ savaşın esas yükünü taşımaktadır. Ve Normandiya çıkarması, Sovyetlerin Batıda ikinci cephe açılması yönündeki ısrarları sonucu gündeme gelmiştir. Filmde bırakalım Sovyetler Birliği, ABD, İngiltere, Fransa ittifakını, Batılı müttefiklerden bile eser yoktur, savaşanlar yalnızca kahraman Amerikan ordusu mensuplarıdır. Filmde Fransız direnişinden en küçük bir eser yoktur. Halbuki o dönemde Fransız direnişi en güçlü dönemini yaşıyor, cephe gerisinde Alman ordusuna büyük darbeler vuruyordu. Filmde sivil halk da yoktur. Sanki savaş iki ordu arasında boş arazide yürütülmektedir. Sivil halktan üç Fransız, yalnızca bir sahnede, o da bir yıkıntı içinde kahraman askerlere çocuklarını vermek istedikleri bir ortamda görülür. Ve sonunda çocuğu kurtarma adına bir Amerikan askeri keskin nişancı bir Alman askerinin kurbanı olur. Yani Fransız halkı Amerikan ordusuna yalnızca ayakbağı olmuştur!
İkinci olarak film dili açısından gayet dramatik sahneleri nedeniyle İkinci Dünya Savaşı anlatılırken önemli bir olay olan Normandiya çıkarması, sanki savaşın kaderi burada değişmiş gibi göstermek için kullanılmaktadır. Bunun tarihi gerçeklerle ilgisi yoktur. Savaşın kaderi Rusya'da, Sovyet kızılordusunun ve partizanların yiğit mücadelesiyle belirlenmiş, eğer bir dönüm noktası aranacaksa, Stalingrad savaşları Nazi Almanyası için sonun başlangıcı olmuştur. Normandiya çıkarması, İkinci Dünya Savaşı tarihi açısından belirleyici rol oynamayan ve Batılı müttefik güçlerin çok geç giriştiği bir askeri operasyondur. Fakat bu film sayesinde şimdi ona mistik bir anlam kazandırılmaktadır.
Üçüncüsü "ki en önemlisi de budur" İkinci Dünya Savaşında, savaşın bir tarafında haksız; diğer tarafında haklı bir cephe vardır. Haksız yanda faşizm cephesi, haklı yanda başta sosyalist Sovyetler Birliği olmak üzere, Nazizme karşı olan bütün güçler vardır. Naziler yalnızca dünyaya ekonomik olarak egemen olma adına değil, bir ırkın üstünlüğü adına, insanların bir bölümünü ırkları"milliyetleri nedeniyle yoketme, bir bölümünü esir etme programıyla bir savaş yürütmüşlerdir. Filmde İkinci Dünya Savaşının bu gerçek niteliği konusunda en küçük bir işaret, en küçük bir açıklama yoktur. Alman işgalinin, örneğin Fransa'daki Yahudiler açısından ulusça yokedilmek anlamına geldiği vb. bu filmde yoktur! Alman ordusu da, aynı Amerikan ordusu gibi bir ordudur! Yalnızca Amerikalılar zaten kendiliklerinden "iyi" oldukları için, Almanlar bu filmin "kötü çocuğu"durlar! Yarın ABD'ye karşı savaşan başka kim olursa o kötü çocuk olacaktır!
Spielberg bu filmde İkinci Dünya Savaşını Amerikan kahramanlığına övgü düzmek için, Amerikan yurtseverliğinin propagandası için kulis olarak kullanmaktadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nicolascage.forumfreek.com
yesim
O Bir Star
O Bir Star
avatar

Mesaj Sayısı : 1017
Nerden : sivas
Kayıt tarihi : 04/06/08

MesajKonu: Geri: Saving Private Ryan - (Er Ryan'ı Kurtarmak)   30/7/2008, 6:51 pm

ANNE OLARAK KADIN...
ONUN İÇİN ÖLMEYE DEĞER!
Burjuvazinin savaşlarında kadına biçilen rol neyse Ryan filminde de o. Burjuva savaş filmlerinde kadın genelde ya askerdeki oğlunun, eşinin, sevgilisinin yolunu bekleyen anne, eş, sevgili; ya Mata Hari tipi casus; ya da hemşire vb. rollerde ikinci planda kalır. Spielberg bu filmde kadını fedakâr anne rolünde gösteriyor. Amerikan idealindeki kadın bu. Aslında film bir yanıyla savaş için oğul doğurup yetiştiren tüm Amerikan analarına bir anıt aynı zamanda. Abraham Lincoln'ün savaşta beş çocuk kaybetmiş bir anaya yazdığı mektubun okunması, bu tarihi"ideolojik bakış açısını formüle ediyor. Bayan Ryan, küçük çiftlik evinin kapısında üç oğlunun ölüm haberini aldığında sarsılıyor. Fakat o da, bütün Amerikan yurtseverleri de bu "kurban"ın verilmesini görev olarak kavrıyorlar. Anavatana dört oğlan doğurmuş, üçünü kurban vermiş bu "yiğit ana"nın bu fedakârlığı karşısında, onun dördüncü oğlunun bulunması için yeni kurbanların göze alınması gereklidir, doğrudur. Dördüncü oğul yaşamalı ve ailenin, çiftliğin devamını sağlamalıdır. Böylece en modern teknikle ve mükemmel bir sinema diliyle ailenin en yüce değer olduğu, kadınların esas görevinin vatana hayırlı evlatlar vermek olduğu vb. düşünceleri aktarılıyor. Hiçbir kadın "sakın ha!" analıktan daha yüce bir değer olabileceğini düşünmesin. "Er Ryanı Kurtarmak" kadına erkekçe yaklaşan bir film de aynı zamanda!

SONUÇ

Bu film, ABD'nin kurulduğundan bu yana yürüttüğü savaşlardan birinin anlatımı içinde, gerçekte ABD'nin yürüttüğü bütün savaşları da aklayan bir yiğitlik anıtı. Spielberg, ideolojik olarak hep iyinin temsilcisi gördüğü ABD'nin tüm savaşlarını haklı göstermek için iyi bir seçim yapmış, İkinci Dünya Savaşından bir episodu anlatmıştır. İkinci Dünya Savaşı, ABD'nin yürüttüğü diğer savaşların tersine, ABD'nin ilk defa doğru bir yanda savaşa katıldığı, faşist barbarlığa karşı yürüyen bir savaştır. Şimdi bu savaştaki bir yiğitlik öyküsü temelinde Amerikan yurtseverliği körüklenmekte, ABD'nin yürüttüğü onlarca haksız savaş da unutturulmaya çalışılmaktadır. Bugün de dünyanın her yanında savaşa hazır ABD ordusu İkinci Dünya Savaşının bu kahramanlık hikâyesi temelinde "ufak tefek insani zaaflara rağmen!" cilalanmakta, "Amerikan yurtseverliğinin" gerçek taşıyıcısı olarak kutsanmaktadır. "Er Ryan'ı Kurtarmak" bir burjuva savaş filmidir. Bu film, her ülkede burjuva orduları için, "vatan, millet" uğruna savaşın nasıl doğru olduğunun propagandasına da yarayacak olan bir filmdir.
Spielberg'in hakkı Spielberg'e: Film, dili, tekniği açısından mükemmeldir. Gerçekten bir başyapıttır. Ve onu olduğundan tehlikeli kılan da budur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nicolascage.forumfreek.com
yesim
O Bir Star
O Bir Star
avatar

Mesaj Sayısı : 1017
Nerden : sivas
Kayıt tarihi : 04/06/08

MesajKonu: Geri: Saving Private Ryan - (Er Ryan'ı Kurtarmak)   30/7/2008, 6:52 pm







Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nicolascage.forumfreek.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Saving Private Ryan - (Er Ryan'ı Kurtarmak)   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Saving Private Ryan - (Er Ryan'ı Kurtarmak)
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Saving Private Ryan - (Er Ryan'ı Kurtarmak)
» Sadece Arkadaştık (13. bölüm geldi)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Ertan Saban :: Müzik-Şiir-Hikaye-Sinema-Tiyatro :: Sinema-
Buraya geçin: